Modern araç sistemlerinin temelleri ve sınıflandırılması
Gelişmiş Sürücü Destek Sistemleri (ADAS) ve otonom sürüş, otomotiv endüstrisindeki en heyecan verici ve yenilikçi gelişmelerden ikisidir. Otomotiv profesyonelleri için çok sayıda fırsat ve zorluk sunarlar. Aşağıda en önemli hususlara dair kapsamlı bir genel bakış sunulmaktadır. ADAS, sürüş sırasında güvenliği ve konforu artırmayı amaçlayan bir dizi teknolojiyi kapsar. Yaygın ADAS sürücü destek sistemleri şunlardır:
Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 27 Kasım 2019 tarihli (AB) 2019/2144 sayılı Tüzüğü uyarınca, 7 Temmuz 2024’ten itibaren acil fren asistanı, şerit takip asistanı, yorgunluk uyarı sistemi ve geri görüş asistanı dahil olmak üzere çeşitli sürücü destek sistemleri AB’de yeni tescil edilen tüm binek araçlar için zorunludur. Amaç, genel araç güvenliğini artırmak ve savunmasız yol kullanıcılarını korumaktır.
Otonom sürüş, araçların insan müdahalesi olmadan güvenli ve güvenilir şekilde yönlendirilmesini sağlamak için birlikte çalışan çok sayıda ileri teknolojiye dayanır. Bunu mümkün kılan en önemli teknolojiler şunlardır:
Sensör füzyonu, otomatikleştirilmiş ve otonom sürüşü mümkün kılan temel teknolojilerden biridir. Araç çevresinin hassas, güvenilir ve eksiksiz bir görüntüsünü oluşturmak için farklı sensör türlerinden gelen verilerin akıllıca birleştirilmesini ve işlenmesini tanımlar. Modern araçlar çok sayıda sensörle donatılmıştır:
Sürücü destek sistemlerinin sensörleri, kendilerine özgü güçlü ve zayıf yönlere sahip farklı bilgiler sağlar. Sensör füzyonu bu verileri gerçek zamanlı olarak birleştirir, karşılaştırır ve tutarlılığını kontrol eder. Bu süreçte yedeklilikler, yani örtüşen bilgiler özellikle istenmektedir. Hataların tespit edilip düzeltilmesine yardımcı olarak güvenliği artırırlar.
Bu teknolojilerin kullanımı, aşılması gereken bir dizi teknik zorluğu da beraberinde getirir. Aşağıda başlıca olanlar sunulmaktadır.
Sensör füzyonu, modern sürücü destek sistemleri ve otonom araçların arkasındaki “beyin”dir. Yalnızca hassas çevre algılamayı değil, aynı zamanda trafikte güvenli ve güvenilir karar alma süreçlerini de mümkün kılar. Otomotiv profesyonelleri için bu; sensör teknolojisini derinlemesine anlama, düzenli kalibrasyon ve modern teşhis cihazlarının kullanımının sistemlerin doğru bakım ve onarımı için vazgeçilmez olduğu anlamına gelir.
Yapay zeka (YZ), otonom araçların geliştirilmesinde merkezi bir rol oynar ve aşağıdaki alanlarda kullanılır:
Yapay zeka ve makine öğrenmesindeki ilerlemeler, otonom araçların yeteneklerini sürekli olarak geliştirir. Bu teknolojiler, araçların deneyimlerden öğrenmesini ve performanslarını optimize etmesini sağlar.
Modern araçların dijitalleşmesi ve ağ bağlantısının artmasıyla siber saldırı riski de yükselir. Araçlar bugün; dahili ağlar (örneğin CAN, Ethernet) ve mobil ağ, Wi-Fi veya Bluetooth gibi harici arayüzler üzerinden iletişim kurar. Bu durum, özellikle güvence altına alınması gereken potansiyel saldırı noktaları oluşturur.
Siber güvenliğin amacı: Amaç, araç fonksiyonları ve verilerinin bütünlüğünü, erişilebilirliğini ve gizliliğini korumaktır. Bu, hem güvenlik açısından kritik sistemleri (örneğin frenler, direksiyon) hem de araçtaki kişilerin kişisel verilerini kapsar.
Yasal gereklilikler: BM R155 düzenlemesi, araç üreticilerini Temmuz 2022’den beri (yeni tipler için) ve Temmuz 2024’ten itibaren de (tüm yeni tesciller için) bir Siber Güvenlik Yönetim Sistemi (CSMS) uygulamaya zorunlu kılar. Bu sistem, geliştirmeden üretime, işletimden kullanım dışı bırakmaya kadar aracın tüm yaşam döngüsünü kapsamalıdır.
Teknik standartlar: Yasal gerekliliklerin uygulanması için aşağıdaki standartlar kullanılır:
Koruma önlemleri: Araçların güvence altına alınmasına yönelik tipik teknik önlemler şunlardır:
Bu nedenle siber güvenlik, araç güvenliğinin merkezi bir parçasıdır ve bağlantılı ve otomatikleştirilmiş mobiliteye duyulan güvenin temelini oluşturur.
ADAS ve otonom sürüş fonksiyonlarının yaygınlaşmasıyla araç sistemlerinin karmaşıklığı önemli ölçüde artar. Bu nedenle teşhis cihazları, arızaları tespit etmek, sistemlerin bakımını yapmak ve güvenliği sağlamak için otomotiv profesyonelleri açısından vazgeçilmez araçlardır.
Modern araçlarda, sensör verilerini sürekli değerlendiren ve sistem durumlarını izleyen çok sayıda kontrol ünitesi bulunur. Teşhis cihazları, kontrol ünitelerinden arıza kodlarının (DTC - Diagnostic Trouble Codes) okunmasını sağlar. Böylece servisler, şerit takip asistanı, acil fren asistanı veya park asistanı gibi ADAS sistemlerindeki arıza kaynaklarını hedefli şekilde tespit edip giderebilir.
Onarımlardan veya parça değişiminden sonra sensörlerin (kamera, radar, lidar) hassas kalibrasyonu zorunludur. Teşhis cihazları kalibrasyon sürecinde adım adım yönlendirir, sistemleri hedefli olarak çalıştırır ve doğru hizalamayı kontrol eder. Yalnızca bu şekilde destek sistemlerinin güvenilir çalışması ve yanlış yorumların ortaya çıkmaması garanti edilir.
Birçok ADAS fonksiyonu, yazılım güncellemeleriyle düzenli olarak iyileştirilir veya genişletilir. Teşhis cihazları, yeni yazılım sürümlerinin yüklenmesini, yeni bileşenlerin tanıtılmasını (adaptasyonunu) ve sistem ayarlarının uyarlanmasını sağlar. Özellikle güvenlikle ilgili sistemlerde yazılımın güncel olması kritik önemdedir.
Teşhis cihazları, canlı verileri okumaya ve sistem testleri yapmaya imkan tanır. Böylece otomotiv profesyonelleri; sensörlerin ve aktüatörlerin doğru çalışıp çalışmadığını, kontrol üniteleri arasındaki iletişimin işleyip işlemediğini ve sensör füzyonunun tutarlı olup olmadığını kontrol edebilir. Bu, arıza kaynaklarını daraltmak ve güvenliği sağlamak açısından özellikle önemlidir.
Birçok teşhis cihazı, yapılan işlemleri kaydetme ve belgeleme fonksiyonları sunar. Bu, yalnızca iç kalite güvence için değil; aynı zamanda müşterilere ve sigortalara karşı kanıt sunmak için de önemlidir (örneğin güvenlik açısından kritik sistemlerde kalibrasyon veya onarım sonrası).
Teşhis cihazları, kontrol ünitelerindeki sistem parametreleri ve sensör değerlerini sürekli izleyerek aşınma, arıza veya olası bir arızaya doğru gidiş hakkında erken uyarı verebilir. Böylece güvenlik açısından kritik durumlar ortaya çıkmadan önce önleyici bakım önlemleri devreye alınabilir.
Teşhis cihazları, modern araç teknolojisi ile servis uygulamaları arasındaki bağlantı unsurudur. Yalnızca arıza gidermeyi sağlamakla kalmaz; ADAS ve otonom sistemlerin kalibrasyonu, bakımı ve dokümantasyonu için de vazgeçilmezdir. Otomotiv profesyonelleri için bunun anlamı şudur: Teşhis cihazlarının kullanımına dair sağlam bilgi ve düzenli eğitimler olmadan modern araçlarda işin usulüne uygun yapılması artık mümkün değildir.
ADAS (Advanced Driver Assistance Systems) sistemlerinde en sık görülen arızalar ve arıza kodları üç ana kategoriye ayrılabilir: Sensör arızaları, iletişim sorunları ve kalibrasyon hataları.
1. Sensör kaynaklı hatalar:
2. İletişim hataları (CAN/LIN – veri yolu):
3. Kalibrasyon hataları:
ADAS sistemleri hassas sensör teknolojisine ve doğru kalibrasyona bağlı olduğundan, araçtaki küçük değişiklikler bile arızalara yol açabilir. Gereksiz arızaları, müşteri şikayetlerini hatta güvenlik risklerini önlemek için servis günlük işleyişinde aşağıdakilere dikkat edilmelidir.
Kamera, radar, lidar ve ultrason gibi ADAS sensörleri çoğu zaman aracın dışına monte edilir ve bu nedenle kirlenmeye yatkındır. Çamur, kar, buz, böcekler hatta oto yıkama kalıntıları sensör performansını ciddi ölçüde etkileyebilir.
Yürür aksamda (örneğin alçaltma), tamponda veya ön camda yapılan değişiklikler sensörün konumunu ve hizasını etkiler. Farklı çapta lastiğe geçiş bile ADAS fonksiyonunu olumsuz etkileyebilir. Bu tür müdahalelerden sonra üretici talimatlarına göre statik veya dinamik kalibrasyon zorunludur.
Her araç üreticisinin ADAS sistemlerinin kalibrasyonu için kendine özgü gereklilikleri vardır. Bu nedenle yalnızca uygun teşhis cihazları, kalibrasyon ekipmanları ve gerekiyorsa üreticiye özgü teşhis cihazları kullanılmalıdır. Bu bağlamda özellikle; kalibrasyon panolarının doğru konumlandırılmasına, belirtilen mesafe, yükseklik ve açıların tam olarak korunmasına ve yeterli aydınlatma ile düz, sağlam zemin gibi çevresel koşullara dikkat edilmelidir.
Dokümantasyon, ADAS teşhisinin ve bakımının merkezi bir parçasıdır. Yalnızca iç kalite güvenceye hizmet etmekle kalmaz; müşterilere, sigortalara ve denetim kuruluşlarına karşı izlenebilirlik için de önemli bir araçtır. Yapılan tüm kalibrasyonların, okunan arıza kodlarının ve kullanılan teşhis cihazlarının eksiksiz kaydı; servisi sorumluluk risklerine karşı korur ve sonraki onarımları veya şikayet işlemlerini kolaylaştırır.
Özellikle acil fren asistanı veya şerit takip uyarısı gibi güvenlik kritik sistemlerde tüm iş adımlarının şeffaf ve izlenebilir şekilde belgelenmesi hayati önemdedir. Bu, hem ilk teşhis hem de onarım veya kalibrasyon sonrası son kontrol için geçerlidir.
Sürücü destek sistemleri ve düzenleme/mevzuat konularına ilişkin ek bilgileri aşağıdaki konu sayfalarında bulabilirsiniz:
Sürücü destek sistemleri için sensör türlerine genel bakış
Adaptif Hız Sabitleyici – sensör ayarı
Kraftfahrt-Bundesamt – tip onayı – BM Düzenlemesi No. 155 (Siber güvenlik)
https://eur-lex.europa.eu/legal-content/DE/TXT/?uri=CELEX:32019R2144